Насловна

Avrupai Makedonya için vatandaş manifestosu

pdf Avrupai Makedonya için vatandaş manifestosu

 

 

Bugün Makedonya üzerinde özgürlük Güneşi doğmuyor. Bugün Güneşimiz batıyor. Hava kararıyor ve etrafımızı karanlık sarıyor. Ülkemizi ağır bir propaganda sisi kaplıyor. Bilincimizin uyuşukluğu, binlerce siyasi canavarın üremesine neden olmuştur. Bunlar, ilgisizliğimizden faydalanarak çok zor kazandığımız Devletimizin kanını emmeye çalışıyor. Korkumuzu ve hayal kırıklığımızı, hak ve özgürlüklerimizi çiğnemek için kullanıyor.

Değerli vatandaşlarımız,
Hayali Neolitik, İncil veya Antik Makedonya yerine Avrupai bir Makedonya’da yaşamak isteyen Sizler, bilincimizi ve hayalimizi işgal edenlere karşı yürüttüğümüz mücadeleye katılın!

Mücadelemiz, vatandaşımızın gururunun yeniden değer kazanmasına yöneliktir. Mücadelemiz, Avrupalaşma ve rüşvete karşı mücadele hakkında konuşan, ancak bukefalizasyon uygulayarak medyalara, hakimlere, akademisyenlere ve rektörlere rüşvet veren siyasetçilere karşıdır. Mücadelemiz, kapalı kapılar ardında kararlar alan, sözümona demokratlara karşıdır. Mücadelemiz, demokrasi ehramını, demokrasi rezaletine dönüştüren milletin vekillerine karşıdır! Mücadelemiz, Makedonya adını şahsi, aile ve parti çıkarları uğruna devamlı suistimal eden iktidarı elde tutanlara karşıdır. Mücadelemiz, bir yandan Yunan milliyetçilere argümanlar verip diğer yandan bizi, bütün Yunanlılara karşı kin besleme esiri yapan, sözümona ad ve kimlik uğruna savaşanlara karşıdır. Bu “savaşçılar” Devletimize karşı yürütülen mahkeme duruşmaları neticesinde, hepimizin milyonlar değerinde cezalar ödediğimiz davalarda, Yunanistan lehine tanıklık yapan aynı savaşçılardır.

Değerli vatandaşlarımız,
Biz enayi değiliz! Ne „Yunan“ petrolü içeriz ne de yerli ineklerimizden üretilen “İsveç” sütü içeriz! Neyi istediğimizi ve neyi istemediğimizi iyi biliriz. Ve AB ile bütünleşmemizi engelleyen herkese karşı mücadele etme hakkına sahibiz.

Makedonya’yı izole edilmiş, bir taşra ülke olarak görmek istemiyoruz! Mutlakiyetçilik ve parti despotlarının üstünlüğü değil, hukukun üstünlüğünün hakim olacağı bir Devlet istiyoruz. Seçim yerinde kurşuna kurban gitme korkusu olmadan, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını özgürce kullanabilecekleri bir Devlet istiyoruz.    Vatandaş sorunlarının çözümüne değil, parti reklamlarına ve kamuyu kullanmaya yönelik bütçeden ayrılan paraların harcandığı bir Devlet istemiyoruz. Yetti artık rüşvete karışan medya patronlarından ve emirlere uyan korkak gazetecilerden. Yetti artık, komplo teorileri yayarak bizi zehirleyen parti megafonlarından, her gün börek yeyen ve millet adına “yönetici” önünde diz çokenlerden. Ne 100 adımda müsamereyi ne de 100 kampanyada yeniden doğuşun faturasını ödemek istemiyoruz! Gizli polis teşkilatı bütçesinin, fakirlik ve işsizliğin azalması bütçesinden baha büyük olmasını istemiyoruz. Vatandaşlara hizmet verecek yerde, parti çevrelerine hizmet eden kamu yönetimi istemiyoruz. Siyasi manipülasyon ve milliyetçi demagojisi aracına dönüştürülen kültür siyaseti istemiyoruz. Üsküp’ün kültür metropolü yerine, zevksizlik metropolü olmasını istemiyoruz!

Değerli vatandaşlarımız,
Gençleri, Üniversite öğrensilerini, tarımcıları, işsiz kalanları ve emeklileri sadece “hedef kitle” olarak gören siyasetçileri hak etmemişiz. Ufak asayiş ihlalinden büyük cezaların kesileceği “haraç” korkusu ile yaşamayı hak etmemişiz.  İktidardan mali destek alan sözde sivil toplum teşkilatlarının alkışladıkları iktidarı hak etmemişiz. Kameralar karşısında kök salmayan ve yaprak açmayan fidanlar diken iktidarı hak etmemişiz. Ne hastanelerde kameraları ne de cezaevi standartlarına bile uymayan hastane odaları hak etmemişiz. Yatak odalarımıza girip kadınları “öz çocuk katili” ve “sağ çocuk doğuran” kategorilerine ayıran iktidar istemiyoruz.

Bizi, aslen ne olduğumuzun tersine, iktidarın tasarladığı nitelikte olacağımızı inandırmak için, kliplere ve anıtlara onlarca milyon avro harcayan iktidarı istemiyoruz.  Milli birlikten bahseden, ancak yeni milli ve dinni ayırımlar yaratan iktidarı istemiyoruz. Vatanseverliği gösterisi arkasında, kendini beğenmişlik, ün severlik, para pul severlik ve iktidar severlik gizlenen iktidarı istemiyoruz. 

Değerli Avrupai Makedonya vatandaşlarımız!

Mücadelemiz, etnik duygu ve boyutları aşan prensipler izerine kurulmuş sivil toplum mücadelesidir. Mücadelemiz, karanlık yöneticiler tarafından kontrol edilen etnik, dini ve parti çevreler değil, vatandaşın egemenlik taşıyıcısı olduğu demokratik bir toplum uğruna yürütülen mücadeledir. Onlar, köprüler inşaat edecek yerde – çukurlar kazıyarak hakimiyetlerini sürdürüyorlar.

Yüreğinizle ve bilincinizle Avrupai Makedonya yolundaki yürüyüşümüze Siz de katılın!
Yaşasın Avrupai Makedonya!

Üsküp, 1 Şubat 2009 yılı